Birazcık Bana İhtiyacım Var

1
73002

Şöyle bir kendimi dinlemeyeli ne çok olmuş. Çekilen acılar, unutanlar, unutulanlar, hayat telaşı derken kendimi unutmuşum kullanılmayan bir çekmecede.

Çok mu hızlı yaşıyorum hayatı diye düşünüyorum, bu kadar hız arasında neden kendimi unuttuğumu soruyorum sessizce. Hep bir telaş, hep bir koşturma, hep bir acele…

Soruyorum; yol nereye?

Bitip tükenecek bir hayat için bunca yorulmaya, kendini atlamaya değer mi?

Allak bullak oluyor zihnim. Değmeyeceğini biliyorum, kendine yetenden fazlası için çabalamanın nafile olduğunu ve onların, bana sadece yük olduğunu da biliyorum. Neden diyorum kendime, o halde neden?

Cevabı bilmek kolay ama itirafı zordur ya hani, işte tam da öyle durum. Hayata kapılıp gittiğimi ve yaşamı ihmal ettiğimi nasıl da görmezden geliyorum.

Ne kadar da ağır yükler altına bırakmışım kendimi, ezilmişim ezildiğimin bile farkında olmadan. Hayatı rutine alıp, hızlandırılmış nefeslerle günlerin geçip gittiğini göremeden yaşamaya çalışmak nasıl da komik oysa. Bunu şimdi anlıyorum ne yazık ki.

Ömür geçip gidiyor ben onu hızla tüketmeye çalışırken, bunu da şimdi fark ediyorum ve nasıl bir felaketin içinde olduğumu görüp ürküyorum. Hem hızlıca hayatı tüketmek hem de hiç bitmemesini istemek! Nasıl bir çelişki bu, bunu izah edebilecek olan var mı aranızda?

Aslına bakarsanız hiç de kötü bir niyetim yoktu. Biraz uçarılık, biraz tez canlılık, biraz daha fazla şey öğrenme, biraz daha fazla beceri, biraz daha fazla kazanma, biraz daha iyi yaşam derken, biraz biraz rotadan çıkmışım farkında olmadan. Tüm “birazlar” bir araya gelince ne de çok ayağıma çelme olmuşlar. Keşke, “birazlarım” arasında biraz da kendime zaman ayırsaymışım. Biraz da kendimi dinleseymişim.

Hasılı; yaşam geçiyor. Ne kadar elinizde tutmak için çabalasanız da, sizin inadınıza gözünüzün içine baka baka geçip gidiyor. Peki, o geçip gittiğinde nasıl bir yaşam bırakacağız geride? Daha kendimizle tanışamadan mı göçüp gideceğiz yoksa? Hayır hayır…

Emin olun, siz daha çoğunu istedikçe hayat sizi daha çok yoracak. Omuzumuzdaki yükler ağırlaştıkça kendimizden uzaklaşacağız.

Ben kendimden uzaklaşmak istemiyorum ki. Ben kendimle mutluydum. Nasıl geldim bunca uzağa? Evet hayat, sanırım yükü birlikte omuzlayabiliriz, hata biraz bende biraz da sende galiba. Olsun, hatalardan dönmek de güzel değil mi?

Biraz huzur, biraz da mutluluk için benim şimdi biraz da kendime ihtiyacım var!

Müsaadenizle…

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here