Dünyanın Nazı

1
1599

Dünyanın Nazı

Torun dedesine sorar: “Dede, insan ömrü ne kadar?” dede cevap verir. “Bir ezanla bir namaz arası.” Torun bir anlam veremez dedesinin cevabına “Nasıl yani?” der. Dede açıklar: “Bak yavrum, insan doğunca ilk iş kulağına ezan okunur, ölünce de son iş olarak ona namaz kılınır, işte insanın ömrü bu ezan ve namaz arasıdır.”

Şu an bu yazıyı okuyoruz, demek ki ezanımız okunmuş. O zaman geriye namazımızın kılınması kaldı. Ölüm kelimesini duyunca hiç suratımızı buruşturmayalım öyle, başlanan her şey nihayetinde bitmez mi? Bir takvimin yaprağı nasıl da her gün birer birer eksiliyor ve sonu geliyorsa; günler de birer birer eksilip ömrümüzü bitiriyor. Bakın işte bir güne daha başladık ve bitiriyoruz. Geçirdiğimiz her gün bizi bir adım daha uzaklaştırıyor dünyadan ve yaklaştırıyor namazımıza. Evet, bundan kaçış yok, Allah’u Teâlâ öyle buyuruyor: “ Her nefis ölümü tadıcıdır.” (Ankebut 57)

Ölüm nihayetinde her kulun kapısını çalacak. Kul, dünyanın nazını çekerken aniden tanışacaktır ölümle.
Peki ya sonrası? Bunu hiç düşündük mü acaba? Dünyada bize güvenen insanları mahcup etmemek için ya da onlara karşı mahcup olmamak için uğraştığımız gibi, Cenneti bizim için yaratmış ve bize dünyada da sayısız nimetler vermiş olan Rabbimize mahcup olmamak için de hiç uğraştık mı? Dualarımızda hep Cenneti isterken, fiillerimizi de ekledik mi dualarımıza? Yoksa yan gelip yattığı halde zengin olma hayalleri kuranlara gülerken, biz de onlar gibi yan gelip yata yata Cennete mi talip olduk?

Aslında her insan dünyada Cenneti yaşamak ister ama bunu hiç kimse başaramaz. Çünkü her insanın hayatında mutlaka eksik bir şeyler vardır. Mesela zenginizdir ama tedavisi olmayan bir hastalığa yakalanmışızdır, ya da mutsuz bir evliliğimiz olabilir yahut mutlu bir evliliğimiz vardır ama bu kez de evlat sevgisinden yoksun olabiliriz, belki de hem mutlu bir evlilik hem de evlat vardır ama bu kez de geçim sıkıntısı bükmüştür belimizi. Vs. vs. vs.

Yani illa ki bir eksiklik vardır hayatta. Dünyanın nazı bitip tükenmez. Dünyada Cenneti aramak boşuna, çünkü onun adresi belli. Buralarda boşuna oyalanmayalım.

“Afedersiniz buradan Cennete nasıl gidilir?” Diye soran varsa eğer, cevap: ”NAMAZLA.”
Biraz daha açarsak eğer; bak kardeşim herhangi bir işle uğraşırken bir ezan sesi duyarsın, bu sese uy, bulduğun ilk camiden içeri gir, cemaatin arasına karış ve namazı kıl. İşte bu düzen üzerine hayatına devam et.
SON DURAK CENNET.

Ben bir namaz gönüllüsüyüm ama kıldığım namazları dört dörtlük ve cenneti garantiledim sanmayın. Ben sadece yapmam gerekeni yapıp kılıyorum namazımı, icabet ediyorum Rabbimin davetine. Daha sonra O’na teslim ediyorum namazlarımı, dara düşeceğim o kıyamet gününde geri almak üzere.
Ve umut ediyorum rahmetini Rabbimin, çünkü başka da çarem yok ve istiyorum ki; hiç kimse namazsız dönmesin Allah’a. İstiyorum ki; hiç kimse başı önde çıkmasın Yüce Huzura.

Dünyanın Nazı
Dünyanın Nazı

Ey kul etme dünya nazı, kıl namazı.
Sonra kılarız diyenin dün kılındı cenaze namazı.
Namazımız kılınmadan, namazımızı kılalım.
Dünyanın nazıyla çok oyalandık, daha da oyalanmayalım…

_______________
Fotoğraf: İstanbul
2015

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here