Kınalı Pencere

2
1748

Ne çok acı var ellerimizde.
Ne kadar da kırgın yüreklerimiz.
Güven konusunda ürkek bir serçe gibiyiz şimdi.
Her şey nasılda sahte geliyor artık.
Yaşaya yaşaya öğrendik,
süslü cümlelerin aslında küf tutmaya yüz tutmuş basit kelimelerden oluştuğunu.

Değerli olan şeyler için kına yakılır ya hani,
işte biz de kınalayıp özenle büyüttük içimizdeki acıları.
Kutsal, mahrem bir emanet gibi sakladık içimizi herkesten.
Çekildik her geçen gün biraz daha içimize.

Yıllar mı çok acımasızdı,
hayat mı yormayı seviyordu yoksa biz mi müptezeldik acılara hiç anlayamadık.
Nihayetinde yaş’landık.
Heybemizde her geçen gün taze gözyaşları birikti,
her geçen gün daha da sağlamlaştırdık içimize attıklarımızı.

Kimler geldi, kimler geçti.
Biz ama hep aynı yerimizdeydik.
Biz hep, her yeni gelenin yüreğimizde bir yara daha açmasını sessizce izledik.
Kırılmış camı onaramazsın!
Geçip giden günleri yok sayamazsın.
Yüreğim, camları kırılmış eski bir pencere gibi…

_____________________
Fotoğraf: Tuğba Özyıldız
2016

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here